15 Eylül 2018 15:22
-A +A
Muhammed Emin Hekimhan

Muhammed Emin Hekimhan

UĞUR MUMCU

Çınar Kırşehir Gazetesi Köşe Yazarı

KALEMİMDEN DAMLALAR
Araştırmaları ve yazılarıyla dikkat çeken ve ennihayetinde araştırmalarından rahatsız olanların öldürttüğü duayen gazeteci Uğur Mumcu’nun 1987 yılında yayınlanmış bir yazısını aynen aktararak ‘Halkın seni unutmadı, Ey Uğur Mumcu!’ Demek istiyorum.
‘Tarikat, Siyaset, Ticaret’ isimli kitaptan:
İMAMBAYILDI
Her şeyin sahtesi var,. Paranın sahtesi var.. Tablonun sahtesi var,. Altının, gümüşün, elmasın sahteleri var.. Var oğlu var!..
Peki dinin ve ideolojinin de sahteleri yok mu? .
Olmaz olur mu hiç? Var..
Dinin sahtesi, siyasete karışmış olanıdır. Din duygularının ve dince kutsal kavramların siyaset adına kullanılması ile din, din olmaktan çıkar, siyasetin aracı olur. Siyaset ticarete, ticaret siyasete, din de her ikisine araç edildi mi, artık bu sömürünün sonu gelmez... Din ticareti ile meşgul olanlara bakın, hemen hemen hepsi milyarder.. Yalnızca Türk Lirası ile «milyarder» değil bunlar, dolar milyarderi, mark milyarderi olmuşlardır birçoğu...
Oh ne kolay.. Çek bir «besmele», gelsin paralar...  Finans kuruluşları, şirketler ve bu finans kuruluşları ve şirketler aracılığı ile kazanılan milyarlar...
Elhamdülillah Müslümanız!...  Elhamdülillah milyarderiz!... Bir kolumuz siyasette, öbür kolumuz ticarette, ayaklarımız da tarikatlarda...
Bir üçgen bu.. Ticaret, siyaset ve tarikat üçgeni...
Bunlar dindarın sahtecileridir.. Zavallı yoksul Müslüman yurttaşların kanlarını emenler de bunlardır... İnanç sömürücüleridir bunlar...
Atatürk'ün lâiklik ilkesinin ne kadar yararlı, ne kadar gerekli olduğunu, bu din sahtecileri ortaya çıkınca daha iyi anlıyoruz.. Kim savaşacak bunlarla?
Lâiklik ilkesi, «sahte Atatürkçüler» ile «sahte Müslümanlar’ın aralarında paylaşacakları bir koz değildir... Atatürkçülüğün ilk koşulu «devrimci» olmaktır, çağdaş olmaktır, demokrat olmaktır... Öyle ödün siyaseti ile Atatürkçülük olmaz, öyle pazarlıkçı ve uzlaşmacı yaklaşımlar ile lâiklik ilkesi savunulmaz.. Yasakçılık ile ise hiç savunulmaz.
Bir yanda sahte Müslümanlar, din tacirleri, inanç sömürücüleri.. Bir elleri siyasette, öbür elleri ticarette, ayakları da tarikatlarda dolaşanlar...
Öte yanda da «sahte Atatürkçüler»... İşleri geldiği sürece, bu sahte Müslümanlar ile kol kola girip, öpüşenler.. Birbirlerine siyasal destek sağlayanlar... Yasakçılıkla, hot-hotçuluk ile Atatürkçülüklerini kanıtlayacaklarını sananlar...
Müslümanın, kimsesizi ve yoksuluna karşı Atatürkçülük taslayıp gericinin, yobazın iş ve sermaye çevreleri ile içlidışlı olanlarının karşısında da sus-pus olanlar...
Bir yanda «sahte Atatürkçüler», öbür yanda «sahte Müslümanlar»...
Lâiklik ilkesini savunmak için Atatürk gibi yürekli, Atatürk gibi inançlı olmak gerekir.. «İzinden gittiklerini» söyleyenler gibi ürkek, kararsız ve inançsız değil...
(1 Mart 1987)



Anahtar Kelimeler : Muhammed EMİN HEKİMHAN,
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
Dikkat Çekenler
Yazarlar
Anket

Duyurular
Linkler
Arşiv
Günlük Gazeteler
Oku
Ziyaretçi Defteri
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
E-Gazete
/Resimler/Editor/images/18%20Aral%C4%B1k%20%C3%87%C4%B1nar-1.jpg
Facebook Twitter
2014 Kırşehir Haber 365 - tüm hakları saklıdırHaber Scripti Haber Yazılımı