31 Ekim 2018 16:01
-A +A
Çerkez Bozdağ

Çerkez Bozdağ

YANANLAR (1)

Çınar Kırşehir Gazetesi Köşe Yazarı

Çölde ceylan, bağda gül, dağlarda ben üşürken
Sanma bana yas tuttun, bahtıma ağladın sen.
Sevdamıza mezar kaz, unut beni istersen.
Her acıya alıştım sensizliğe doyalı.
Ömrüm ilkbaharında ne kışlar tanıyordu.
İçimdeki acılar benden çok yanıyordu.
Kanar sevda mezarım ben içinde durdukça.
Kanar zavallı gönlüm talih bana vurdukça.
Ümitlerim dert kanar mutluluğu sordukça.
Benim sevda gergefim kanlı yaşla oyalı…
Gerçekler hayalleri benden kıskanıyordu.
Mutluluk hayallerim sahipsiz yanıyordu.
Batsın böyle sevdası, keman gibi inledim.
Sevda türküsü değil, hıçkırıklar dinledim.
Gözlerin doldurduğu havuzda serinledim.
Ne acılar tanıdım sana sevda duyalı.
Sevda yüklü hislerim neden yıpranıyordu?
Bağlarım perişandı, evlerim yanıyordu.
Sensiz kalan bağlarda dallar yaprak dökmüşler.
Kuşlar yuva yapmazlar, güller boyun bükmüşler.
Bostanları yolmuşlar, çubukları sökmüşler.
Eski yeşil bağlarım şimdi kıraç boyalı.
Topraklar boş kaldıkça her şey sallanıyordu.
Karlar yağan gönlümde ateşler yanıyordu.
Hayat değil bizimki, bir ıstırap çemberi.
Şu çocuk aç ağlıyor doğduğu günden beri.
Şu genç kız tanımamış ümit denen seheri.
Şu ana yaş döküyor ninesine uyalı.
Onlar bunca çileye nasıl katlanıyordu.
Kimi aç, kimi susuz; kimi dert yanıyordu.
Yudum yudum dert içtik talih denen çeşmeden.
Bir gün ömür sürmedik ıstırapla pişmeden.
Çileler göğüsledik yorulmadan, düşmeden.
Her acıya katlandık sineye köz koyalı.
Acı… Ezik bağrımız hep acı kanıyordu.
Acılara yurt olan yürekler yanıyordu.
BEN
Ben alevler içinde üşüyen bir güneşim,
Ben “Garipler Parkı”nda yatanlarla kardeşim.
Ben gündüzün parlayan anlamsız bir yıldızım,
Ben açlar diyarında mutlu çalınan sazım.
Ben sonsuz bir yarışta gayesiz bir koşucu,
Ben mutluluk yolunun hüsranla biten ucu.
Ben etrafa nam salmış anlı şanlı bir avcı,
Ben vurulmuş kekliğe barutla giren sancı.
Ben ümit bahçesinde yetişmiş seçkin çiçek,
Ben bu “Gençlik Yılı”nda simit, sokak ve gerçek.
Ben her şeyi öğreten âlimden daha ehil (!)
Ben ışıksız köylerde yüzlerce kara cahil.
Ben en lüks salondaki şuh kahkaha, mutluluk,
Ben bir gecekonduda karnı aç, benzi soluk.
Ben ufukla birleşen sonsuz gibi bir deniz,
Ben su üstünde kalmış silinmeyen kanlı iz.
Ben en eşsiz bir ilaç, bütün dertlere derman,
Ben cellât elindeki “İDAM” yazılı ferman.
Ben Zümrüd-ü Anka’ya takılmış çifte kanat,
Ben tarihin hilesi: “Truva’da Tahta At. . .”
Ben barış bayrağını taşıyan bir neferim,
Ben hiç kan dökülmeden kazanılmış zaferim. . .


Anahtar Kelimeler : Çerkez Bozdağ ,
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
Dikkat Çekenler
Yazarlar
Anket

Duyurular
Linkler
Arşiv
Günlük Gazeteler
Oku
Ziyaretçi Defteri
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
E-Gazete
/Resimler/Editor/images/21%20Kas%C4%B1m%20%C3%87%C4%B1nar-1.jpg
Facebook Twitter
2014 Kırşehir Haber 365 - tüm hakları saklıdırHaber Scripti Haber Yazılımı