3 Eylül 2019 15:27
-A +A
İsmail Tufan

İsmail Tufan

Yaşlılar ve Sonsuz Evren

Çınar Kırşehir Gazetesi Köşe Yazarı

             İnsan, Ramazan ayında daha çok diniyle ilgileniyor. Herkesin kendi bilgisi ve tecrübesi dahilinde, ilgisi de farklı konulara yöneliyor. Arapça bilmediğim için Kuran’ın Türkçe mealini okuyorum. Kuran’da sık sık “aklınızı kullanın” mesajı iletiliyor. Ama birçok kişiye göre yaşlılar “akıl özürlü” (!) olduklarından, akıllarını kullanma yetenekleri de azalıyor. Bu açıdan baktığımızda yaşam süremizin uzamasının bize zararı dokunuyor. Git gide “akıl mekanizmamız” aksamaya başlıyor. Yaşam süresi bu şekilde uzamaya devam ederse, ki uzamaya devam edeceği anlaşılıyor, gelecekte aklını kullanamayanlardan meydana gelen bir toplum olma ihtimalimizi dikkate almamız gerekiyor. 
            Gerçekten böyle düşünenler vardır ve asıl onların “aklından zoru” vardır. Neden böyle düşündüğümü kısaca rakamlarla belirteyim (Kast 2011): 
Beynimizde 100 milyar (100 000 000 000) sinir hücresi vardır. 
Bunların arasında 100 Trilyon (100 000 000 000 000) bağlantı vardır. 
Her nöron diğer 10.000-20.000 arasında nöronla bağlantılıdır.
         Beyinde “mümkün durum” (yani: nöronların birbiriyle kurabileceği bağlantı) sayısı “sınırsızdır”.  
Beynimizdeki mümkün durum evrendeki atom sayısından kat kat kat kat … fazladır. Sınırı yok! Evrende tahmini atom sayısı şu kadardır: 10 000 000 000 000 000 000 000 000 000 000 000 000 000 000 000 000 000 000 000 000 000 000 000 000 000 000 (kısaca: 1079) Eğer bir hayli çok olduğunu düşünüyorsanız, herhalde sebebi, bir hayli çok olmasıdır. Ama buna rağmen beynimizdeki “mümkün durum” sayısından çok ufaktır. 
            Bundan çıkardığımız sonuç şudur: Kafamızın içindeki evren dışındaki evreni kavrayabilecek niteliktedir. Bu sınırsızlık yaş ilerledikçe ortadan kalkmaz. Ama “kafamızı kullanmazsak”, o zaman kafamızın sınırsızlığı bizi sınırlayan sebep haline gelir. Ve bu şüphesiz sadece yaşlıların problemi değildir. 
           Beyni sınırsız bir evren olan insanın aynı anda 3 ile 5 konuyu veya kavramı aklında tutabilmesi ise kendi zekâ potansiyelinden ne denli az yararlanabildiğini göstermektedir. Sadece 3-5 meseleye aynı anda kafa yorabilen insanın, kendisindeki bu çapsızlığı, garipliği anlayamaması, gayet normaldir. Çünkü evrim sürecine direnişe geçmiştir. İlla yerinde sayacak! Bu yüzden “yerinde sayanların daha çok gürültü çıkarması” (Pascal) garip değil, aksine doğal bir sonuçtur. Aklını ne kadar az kullanırsan, o kadar çok bağırır çağırırsın. Boş teneke gibi tın tın ötersin! 
          Her şeye bağırmak, her şeyde üstün görünmek, her şeyi bildiğine inanmak, akıllılığın değil, akılsızlığın en belirgin özelliğidir. İnsan yaşlandıkça daha sakin ve oturaklı oluyorsa, yaşlılar daha az konuşuyorsa, bu onların “akıllı” olduklarının belirtisidir. Yaşlıların sessizliğini akıl ve zekâ kaybı, kısaca budalalık olarak görenler, aslında kendi akılsızlıklarını ortaya koyduklarının farkında bile değillerdir. 
Ben, bu yüzden toplumumuzun yaşlanmasından ürkmüyorum, aksine umutlarım tazeleniyor. Çünkü “boş tenekeler doluyor” ve beynindeki sonsuz evrenin farkına varanlar çoğalıyor. Yaşlılık bana göre insanın evrimleşme sürecinde eriştiği yeni bir basamaktır ve yaşlanan toplum bu basamağa erişenlerin şekillendireceği yeni ufuklara açılmaya hazırlanan bir toplumdur.  

Anahtar Kelimeler : İsmail Tufan,
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
Dikkat Çekenler
Yazarlar
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Bayram Gelmiş Neyime!

Bayram Gelmiş Neyime!

17:01 17 Eylül 2019
Deplasmandan 3 puan

Deplasmandan 3 puan

08:04 16 Eylül 2019
Anket

Duyurular
Linkler
Arşiv
Günlük Gazeteler
Oku
Ziyaretçi Defteri
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
E-Gazete
/Resimler/Editor/images/23%20Eyl%C3%BCl%20Pazartesi-1.jpg
Facebook Twitter
2014 Kırşehir Haber 365 - tüm hakları saklıdırHaber Scripti Haber Yazılımı