10 Ekim 2019 14:45
-A +A
Vahit DOĞAN

Vahit DOĞAN

YENİLER İBRET ALSINLAR

Çınar Kırşehir Gazetesi Köşe Yazarı

 (Yazan : Hikmet Feridun ES, Akşam Gazetesi, 1945 yılı)
“İlmi kadar zevkinin inceliği, yaptığı minyatürlerdeki sanat kudretiyle de dikkati çeken Profesör Dr. Süheyl Ünver’in Türk minyatürcülüğü hakkında, bir beyanatını okudum. Kendisine en meşhur Türk minyatür sanatkârlarının kimler olduğu sorulduğu zaman profesör şöyle cevap veriyor:
--- Eserlerin çoğu imzasızdır. Yalnız bazıları imza koymuşlar…
Süheyl Ünver bu sözler ile bizde eski sanat telâkkilerine ait çok mühim bir meselenin üzerine parmağını basmış oluyor.
Acaba şaheser Türk minyatürlerinde niçin imza yok? Yalnız minyatürlerde değil, bu “imza atmamak” keyfiyetini bir çok eski Türk sanatlarında görüyoruz. Meselâ bizde fırınlanmış toprak işlerinde, seramik sanatında bu pek göze çarpan bir şekildedir. Bundan bir müddet evvel dostum, Güzel Sanatlar akademisi profesörlerinden İsmail Hakkı Oygar bana şu dikkate değer sözleri söylemişti:
--- Eski toprak işi şaheserleri tetkik ederken önümüze çıkan en büyük müşkül bunların en harikulâde olanlarında bile çok defa imza olmamasıdır. İmza değil, hâttâ en küçük bir işaret bile yoktur. Eskilerin bu harikulâde tevazu karşısında derin bir hürmet duymakla beraber, sanat tarihi bakımından hakikaten zorda kalıyoruz.
Geçen yaz Topkapı Sarayında, tamir edilmekte olan harikulâde nefis ve son derecede eski sedefli bir sandal görmüştüm. Bu birkaç asırlık sandal sedef sanatı bakımından hakiki bir şaheserdi. Fakat sedefkârı kimdi?... Hangi büyük ve kudretli sanatkârın elinden çıkmıştı?.. Bu sedeften sandal bir sandal değil, bir gençlik rüyasından bile çok daha güzeldi. Ve üzerindeki sanat, bir insanın bütün bir artist şahsiyeti yapmağa kâfi idi. Gelgelelim ki sanatkârı, onun üzerine kendisine ait en küçük bir işaret bile koymamıştı. Nihayet uzun tetkiklerle bu büyük Türk sedefkârının aynı zamanda çok meşhur bir mimar olduğu anlaşıldı. Kendisinin İstanbul’da ve öteki şehirlerde fevkalâde muhteşem camiler, çeşme vesaire gibi eserleri vardı.
Bütün bu eski sanatlarda gözümüze çarpan tek şey şudur: Eski sanatkârlarımızın imza atmayacak kadar büyük tevazuları… Adeta bu onların müşterek vasıflarıdır.
Halbuki bir de bugünkü sanatın haline bakınız. Vaziyet tamamı ile tersine dönmüştür. Yeni sanatkârın en ön plandaki vasfı “kendini beğenmektir. Hatta bunu sanatın temeli addedenler : “İnsanın evvela kendi kendisini beğenmesi lazımdır ki karşısına çıktığı kitleler de onu beğensinler…” diyorlar. 
Hangisi doğru bilmiyorum. Fakat eskilerin şu halinde ibret alınması lazım gelen noktalar var.   
Bu haftaki şiirimiz henüz 20’li yaşlarında Ulus Gazetesi’nde çalışmakta olan Bülent Ecevit’e ait, 1953 yılında yazılmış bir şiir. Yeri gelmişken şu anekdotu da anlatmak isterim: “Yıl, 1965. Bülent Ecevit Çalışma Bakanıdır. Şair arkadaşı Turgut Uyar ise Seka’nın Ankara Bölgesinde memurluk yapmaktadır. Arkadaşı Turgut Uyar’ı işyerinde ziyarete gider. Makam arabasını uzak bir yere park ettirir. Seka’nın bürosuna bir bakan gibi değil, sade bir vatandaş gibi girer. Turgut Uyar’ın şefinden ‘Efendim, izninizle memurunuz Turgut Bey ile kısa bir süre sohbet edebilir miyim?’ diyerek izin ister…”
Her hafta ya da her ay gazetelerde mutlaka eski bir siyasetçinin ölüm haberini ya da ölüm ilânını okurum. Kimisini isim olarak hatırlayabilirim, kimisini de hiç duymamışımdır. Şimdiki nesiller için o ilânlardaki isimler bir şey ifade etmez.  Bir zamanların o kudretli insanlarının ölüm haberleri 24 sayfalık gazetenin iç sayfalarında küçücük bir şekilde yer alır. Ama şair Bülent Ecevit şiirleriyle, çevirileriyle, yazılarıyla sonsuza kadar yaşayacaktır, tıpkı arkadaşı gibi.
BACH SONATI
Ne ben sorayım seni
Ne sen beni sor
Soyunmuş seslerimiz tenden
Boşlukta bir aşk örüyor
 
Ses olmuş bütün duygular
Yaklaşır dalga dalga zamansız
Kavuşsa da seslerimiz birbirine
Biz kavuşamayız
 
Ne kollarımız var saracak
Ne öpecek dudaklar
Ne görülecek yüzümüz var
Ne görecek göz
 
Bir aşk örüyoruz boşlukta
Çizgiden soyut
Zerreden öz.


Anahtar Kelimeler : Vahit Doğan,
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Yakup Şahin

02:13 13 Ekim 2019

Kalemine Sağlık
1000

Özcan ŞİMŞEK

08:25 11 Ekim 2019

Vahit bey alıntılardan çok ben sizin yazılarınızı beğeniyorum. Kendiniz yazarsanız memnun olurum. Selamlar...
1000
Facebook Yorumları
Dikkat Çekenler
Yazarlar
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Gözün Aydın Kırşehir!

Gözün Aydın Kırşehir!

17:00 27 Kasım 2019
Yine Tarih Yazdı!

Yine Tarih Yazdı!

09:10 7 Aralık 2019
10 Parmağında 10 Marifet!

10 Parmağında 10 Marifet!

14:36 2 Aralık 2019
"Çine" zulayı patlattı!

"Çine" zulayı patlattı!

14:09 21 Kasım 2019
Anket

Duyurular
Linkler
Arşiv
Günlük Gazeteler
Oku
Ziyaretçi Defteri
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
E-Gazete
/Resimler/Editor/images/12%20Aral%C4%B1k%20Per%C5%9Fembe-1.jpg
YARIŞMA
Facebook Twitter
2014 Kırşehir Haber 365 - tüm hakları saklıdırHaber Scripti Haber Yazılımı