18 Temmuz 2018 16:04
-A +A
Ceyda Çelik

Ceyda Çelik

ZAHİDEM

Çınar Kırşehir Gazetesi Köşe Yazarı

Merhabalar Çınar Kırşehir okurları. 
Geçenlerde Kayseri'ye gerçekleştirmiş olduğum ziyaretimden kısa bir anekdot paylaşacağım sizlerle bugün. 
Kocaman bir şehir Kayseri. 
Fakat Kırşehir'in de kapı komşusu. 
Kırşehir'in yerli bir otobüs firması ile çıktım yola. Taktım kulaklığımı bazı yerlerde çeken bazı yerlerde cızırdayan bir radyo kanalına denk geldim tesadüfen. 
Kayseri'nin yerel bir radyosu olmasına rağmen Neşet Ertaş günü yapmışlar o gün. 
Ve kısa bir hikayenin ardından başladı Zahidem. 
Sonuna kadar dinledim türküyü. Çok severim Kırşehir'in unutulmaz üstadı Neşet Ertaş'ı ve türkülerini. 
Hikayesini bilmiyordum bir Kırşehirli olarak ve çok üzüldüm öğrenir öğrenmez. 
Bu yüzden bugün Zahidem'in hikayesini bilmeyen Kırşehirliler için bu alıntıyı yapma gereği duydum. 
İşte Zahidem türküsünün sözleri ve hikayesi
Zahide türküsünü asıl yazarı ve hikayenin esas kahramanı “Aşık Arap Mustafa’dır”.
Aşık Arap Mustafa 1901 yılında Çiçekdağı’na bağlı “Orta Hacı Ahmetli” köyünde doğmuş. Ailesini çok küçük yaşlarında kaybetmiştir. Mustafa 10 yaşına kadar bir akarabasının yanında, yetim ve öksüz olarak büyümüştür.
Mustafa’nın babası, o zamanlar, o yörede, düğünlerde derneklerde oynanan “Koca Oyunu” adlı oyunda “Arap” rolünü oynarmış. Mustafa’yada babasından ötürü Arap lakabı takılmış çevresinde “Arap Mustafa” adıyla tanınmıştır. Yetim ve öksüz kalan Arap Mustafa 10 yaşında Yukarı Hacı Ahmetli köyünden Hacı Bürozade’lerden Mehmet’in yanında çiftçi olarak yetişmeye başlar. Zamanla çalışkanlığıyla, babayiğitliğiyle ve giyimine kuşamına özen gösteren yakışıklı ve mert bir delikanlı görünümüyle herkesin beğenisini ve taktirini kazanır. Bu sıralarda da Mustafa’ya yetişir ve askerlik çağlarına yaklaştığında da ağasının kızı olan Zahide’ye gönlünü kaptırır, fakat fakir ve kimsesiz olduğundan bu sevdasını bir türlü dile getiremez, sevdası içten içe hergeçen gün büyür.
Askerlik çağı gelen Arap Mustafa sevdasını söyleyemeden vatani görevini yapmak için askere gider, ama aklı deliler gibi sevdalandığı Zahide’sinde kalmıştır. Köydeki sevdiği dostlarına devamlı mektuplar gönderip Zahide’sinden haber almaya çalışır. En son haberde Zahide’nin başka birisiyle evlendirileceğini ve düğünününde bir hafta sonra olacağının haberini alınca, üzüntüsünden bu türkünün sözlerini şiir olarak söylemiştir.
Kimi yerlerde bu türkünün sözlerini Arap Mustafa’nın “Hektor” adında arkadaşının kaleme döktüğü söylenir.
Sözleri besteleyen Neşet Ertaş’dır.
Arap Mustafa’nın bu büyük sevdasından dolayı, zamanla ismi “Aşık Arap Mustafa” olarak anılmaya başlanmıştır.
Türkünün Orjinal Hali:
Zahide’m kurbanım n’olacak halim
Gene bir laf duydum kırıldı belim
Gelenden gidenden haber sorarım
Zahide’m bu hafta oluyor gelin
Ezeli de deli gönül ezeli
Çiçekdağında döktü m’ola gazeli
Dolaştım alemi gurbet gezeli
Bulamadım Zahide’mden güzeli
Gurbet ellerinde esirim esir
Zahide’m kurbanım hep bende kusur
Eğer anan seni bana vermezse
Nemize yetmiyor el kadar hasır. 
Sizin de etkileneceğinizi biliyorum. Gerçekten öyle duygu dolu ifadeler var ki bu türküde insanın gözlerinin dolmaması mümkün değil. Hele ki Kırşehirliyseniz ve gönülden bağlıysanız sevdiğinize mutlaka Kırşehir ile özdeşleşen bu türküyü ve hikayesini aklınızın bir köşesinde tutun. 
Sağlıcakla kalın. 

Anahtar Kelimeler : Ceyda ÇELİK ,
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
Dikkat Çekenler
Yazarlar
Anket

Duyurular
Linkler
Arşiv
Günlük Gazeteler
Oku
Ziyaretçi Defteri
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
E-Gazete
/Resimler/Editor/images/20%20Ekim%20Cumartesi-1.jpg
Facebook Twitter
2014 Kırşehir Haber 365 - tüm hakları saklıdırHaber Scripti Haber Yazılımı